28 Mayıs 2008 Çarşamba

107604050


HAYAT MAXIMUM'DA


Maximum Kart’ın yeni yüzü Tolga Çevik
Maximum Kart’ın “Herkes Maximum’da” sloganlı yeni reklam kampanyası filmleri, ekranların sevilen programı Komedi Dükkanı formatında izleyiciyle buluştu.Medina Turgul DDB tarafından hazırlanan reklam filmlerinde izleyiciler, Komedi Dükkanı’ndaki yönetmenle başı dertte olan oyuncu karakterinin, Maximum Kart reklamlarında rol alması ve yine aynı yönetmene rast gelmesi ile başlayan bir hikayeye tanıklık ediyor.
Tolga Çevik’in Maximum Kart’ın yeni yüzü olarak rol aldığı yeni kampanya 3 filmle, 11 Nisan tarihinden itibaren televizyonlarda yayınlanmaya başladı. Ünlü komedyen Tolga Çevik tarafından canlandırılan oyuncu karakter; reklam oyuncusu olarak seçilmiş olmanın verdiği gururla sette oyunculuk yeteneğinden bahsetmeye dalıp ürünü tanıtmayı unutunca, “sevgiyle” yad ettiği yönetmeni tarafından birden uyarılıyor. Aklı başına gelen oyuncu, biraz şaşkın biraz da heyecanlı biçimde, yönetmeninin yönlendirmesiyle herkesi; “Herşeyi Maximum”da yaşamaya çağırıyor.
Reklam çalışmaları, 15 Nisan tarihinde yayına giren Maximum Kart’ın 3 kat Maxipuan kampanyası filmi ile sürüyor. Hazırlık aşamaları 5 gün süren filmler TEM stüdyolarında sesli olarak çekildi. Yeşil fonda 3 dijital kamera ile çekilen filmlerin post-prodüksyon çalışması ABT’de yapıldı.

KÜNYE
Reklamveren : İş Bankası
Reklam Ajansı : Medina Turgul DDB
Yaratıcı Grup : Kurtcebe Turgul, Talha Yüksel, Onur Aynagöz, Arda Erdik, Yelda Benezra, Tolga Çevik, Yönetmen
Müşteri İlişkileri : Zeynep Soydaner, Elifsu Serin; Melis Veryeri
Ajans Prodüktörü : Gülengül Arlıel, Arda Erkman
Yapım Şirketi : İnterfilmIstanbul
Yönetmen : Hazım Başaran
Müzik : Ömer Ahunbay
İlk Yayın Tarihi : 11 Nisan 2008


YORUM:
Açıkcası ilk üç reklamda ne güzel espri ne de kampanya tanıtımı göze çarpmıyordu . Eğer “Komedi Dükkanı” gibi sevilen bir programı arkanıza alıyorsanız girişi de kesinlikle güzel yapmalısınız. Çok güzel espriler olabilir, farklı bir reklam stratejisi ile giriş yapılabilir ama o iş için yaptığınız harcamaya medyada çıkan haberlere değmeli diye düşünüyorum.
Neyse ki reklamı çekenler fark etmiş olacak ki ilk üç reklamdan sonra bütün reklamlar güzeldi. İnsanları ekranda tutabilecek şirinlikte espriler kullanılmış aynı zamanda yaptıkları kampanyaları da duyurma şansını çok iyi kullanmışlar. Bu reklamlar filmlerini billboard çalışmalarıyla da destekleyince ortaya çok güzel zevk alarak izleyebileceğimiz bizi gülümseten reklam filmleri çıkmış.
107604050/ Sevgi TARI

PROMOTIONAL STRATEGIES ON THE WORLD WIDE WEB

Authors: Doris C. Van Doren; Deborah L. Fechner; Kathy Green-Adelsberger
Published in: Journal of Marketing Communications, Volume 6, Issue 1 March 2000 , pages 21 - 35
Subject:
Marketing Communication

SUMMARY

Business managers that use the Internet as a major component of their marketing communications strategy face great challenges. The popularity of the Internet with consumers and businesses drives thousands of firms to promote their products and services using World Wide Web (known hereinafter as the Web) sites. Technology has created a competitive arena that enables exposure to consumers worldwide, who can now easily communicate with each other. This potential for exposure has dramatic implications for any business considering the Internet as a promotional vehicle. The growing popularity of Internet sites, where users may discuss their feelings about companies and products, allows an increased scrutiny of all aspects of business. If companies do not deal effectively with this scrutiny, brand equity is vulnerable to erosion. Therefore, all contingencies inherent in promotional efforts on the Internet must be weighed carefully. Businesses which examine the ramifications of on-line exposure are better able to create and maintain a positive Internet presence which facilitates effective Web site promotion. Planning, implementation and control must be integrated into the on-line marketing communications of businesses, regardless of business size.
107604050/ Sevgi TARI

27 Mayıs 2008 Salı

YAKINDA KATLANABİLİR TV'LER GÖREBİLİRİZ…
Eskiden bir tek tüple ışığı yansıtan TVlerin yerine şimdi küçük nanotüplerin monitör arkasına yerleştirilerek daha ince hale getirildiğini söyleyen Metin Tanoğlu, "Artık günümüzde çok ince, monitörler kullanılmaktadır. Çalışmalar gösteriyor ki, çok yakında bu teknoloji sayesinde cebimize rahatça sığacak katlanabilir flat TV monitörler veya display panelleri üretilecektir. Yakın zamanda akıllı kumaşlar da üretilebilir. Bu kumaşlar sıcaklığın ve basıncın değişmesini anlayabileceğin kumaşlardır" şeklinde konuştu.
http://www.sampasnano.com/tr/haberler.htm
Yorum: Sampaş özellikle gelecekteki 10yıla damgasını vurucak yeni teknolojinin Türkiye’deki reel sektörde ‘’müşteri odaklı’’ pazarlama stratejisini belirleyerek nanoteknoloji merakını insanlara aşılamış gözüküyor.Çünkü hergeçen gün nanoteknolojiye olan ilgi ve beklentiler artmakta..Ben biryandan düşündüğümüzde yapı endüstrisi, otomotiv ve dayanıklı tüketim sektörünün içinde uygulanan kimya ve malzeme teknolojisi , yıpranmaları önleyip ürünlerin hayat sürelerini uzatırken, değiştirme ve satın alma sıklıklarının da azalacağını düşünüyorum.Seneler once insanlar siyah beyaz televizyonları izlemekten keyif alırken keyfi olarak daha ince monitörler hatta artık katlanabilir TV monitörlerin, tekstil sektöründe akıllı kumaşların peşinde..Bian şunu düşünmeden edemedim leke tutmayan kumaşlar mevcutsa deterjana gerek kalmaz.Buna gore firmalar nanoteknolojinin getirileri ve götürülerini hesaba katarak iş modellerini, ürün portföylerini ,pazarlama dinamiklerini ve araçlarını mutlaka gözden geçirmeleri gerektiğine inanıyorum.. Gerçekleşicek değişimler, fonksiyonel-duygusal fayda dengelerini de değiştirecek gibi görünüyor.Bu dengeyle birlikte, dizayn ve fiyat önemini kaybetmez ama tüketici kıyaslama yaparken fonksiyonel kullanım kriterlerini de mutlaka alacaktır.Herkes hazır olsun nanomarketing geliyor..
107604196 – Gülnur YALÇIN

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Integrated marketing communications requires a new way of thinking

Authors: Bob Hartley; Dave Pickton
Published in:Journal of Marketing Communications, Volume 5, Issue 2,June 1999 , pages 97 - 106
Subject:Marketing communication

SUMMARY :

Marketing communications goes under a number of names but it is most easily recognized as the promotions element of the 4Ps of the marketing mix. Integrated marketing communications is not a new concept but the need to integrate a variety of often disparate promotional activities has taken on a new imperative over recent years. The fact that integration of marketing communications does take place is unquestionable but the degree of integration is often minimal. The need to strive for greater integration is considered inevitable by many, although the means by which such integration may be achieved is uncertain. This paper identifies and briefly describes four reasons for the problems encountered in achieving integration; in particular, concern is expressed over the current restrictive use of marketing communications language and taxonomy. It is suggested that a useful starting point to overcoming these problems is to review how we think about integration and a new way of conceptualizing the various aspects of integrated marketing communications is proposed. A 'mindscape of marketing communications' is offered to describe the marketing communications mix in a way which can better embrace its many and varied activities and encourage more integrative thinking about the use of its various elements. Significantly, the additional roles of customer contact management and database management are considered paramount in an era of integration. The authors present their approach as a 'working model' for further discussion through which, it is hoped, it may be refined and improved.
107604085/Aslı Aslıhan Kazdal

Alo anne, ben Afrika’ya taşınıyorum...

Kaynak : http://www.marketingturkiye.com/ReklamDunyasi/Kampanyalar/02Detay.asp?no=5753

Alo anne, ben Afrika’ya taşınıyorum...

Manajans/JWT’nin Vodafone için hazırladığı kampanya, cep telefonuyla konuşurken ücretlerden dolayı hep kısa kesmek zorunda kalınması iç görüsü üzerine kurulu. Bu iç görüden de “ Hayatta bazı durumlar daha uzun konuşmayı gerektirir” fikrine varılıyor. Reklam filmlerindeki karakterler, hayatlarına dair, uzun ve detaylı bir şekilde konuşmayı gerektirecek konuları bir çırpıda konuşup telefonu kapatıyorlar. Mesela bir kız babasını arayıp “Alo baba, okulu bıraktım, dansöz olacağım” diyor… Karşıdan aldığı cevap: “Mantıklı”. Diğer bir genç ise annesine “Anne ben Afrika’ya taşınıyorum” diyor. Annesi “Ay çok uzak”la konuşmayı bitiriyor. Konuya esprili bir açıdan yaklaşan çalışmalarda verilen mesaj: ‘Artık telefon ücretleri yüzünden konuşmayı kısa kesmenize gerek yok.’

YORUM : Reklam çok başarılı ve espirili bir reklam.Çoğu insanın dikkatini çekmeyi başardı.Ama vermek istediği mesaj gerçekten izleyicilere ulaştı mı orası tartışılır.Genelde insanların reklamdaki espirilere gülüp geçtiğini ve reklamın hangi markaya ait olduğuna ya da markanın sorun çözme konusunda yarattığı kampanyaya çok dikkat etmediklerini düşünüyorum.Ayrıca reklamda genel olarak bir karmaşıklık var.Acaba aranan kişi karşıdakine çok yazmasın diye mi konuşmayı kısa kesiyor,yoksa arayan kişi faturanın kabarmaması için mi bu konuşmaları kısa kesiyor.Ya da arayan ödemeli arıyor da karşıda ki kendini düşündüğünden mi kısa kesiyor.Problemin tam olarak ne olduğu açıklanmadan,daha çok espiri üzerine kurgulanan reklam aslında zihinlerde baya bir yer etti.Dikkatli izleyen insanların fark edeceği bu çelişkiyi,reklamlara öyle çok da kafa yormadan izleyen insanlar gülüp geçerek izliyor.Ama yine de fakir yaratıcı ve reklam zihinlerde kalacak türden bir reklam.

107604085/Aslı Aslıhan Kazdal